KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/5141 E., 2019/8981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ile iştirak nafaka miktarları, kişisel ilişki süresi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar, iştirak nafaka miktarı, kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tüm dosya kapsamından mahkemece baba ile çocuk arasında her Cumartesi 18:00 ile Pazar 18:00 arası, dini bayramların ilk iki günü, yarı yıl tatilinin 1. haftası ile Temmuz ayının tamamı baba ile şahsi ilişki kurulmasına karar verilmiş ise de; velayetleri anneye bırakılan ortak çocuk 2015 doğumlu Kerem Yiğit’in yaşı dikkate alındığında, her hafta sonu baba ile görüşmesi annenin velayet görevini yerine getirmesini engelleyeceği gibi davacı-davalı anneyi her haftasonu eve bağlı hale getirecektir.
Açıklanan nedenlerle her ayın belirli hafta sonları şeklinde kişisel ilişki kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sadece boşanma ilamındaki dini bayramlar, okulların yarı yıl tatili ve yaz tatiline ilişkin kurulan kişisel ilişkinin kısmın onanmasına, her hafta sonu görüşmesine ilişkin kişisel ilişkinin ise hükümden çıkartılarak hükmün bu şekilde düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5141, K. 2019/8981, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama