KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/5576 E., 2019/9167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının kabul edilen davası ve kusur belirlemesi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı- karşı davalı erkeğin tüm, davalı- karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren vakıalarda davacı- karşı davalı erkeğin, davalı- karşı davacı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
b)Yukarıda (a) bendinde açıklandığı üzere; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davalı- karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5576, K. 2019/9167, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama