KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/5657 E., 2019/12077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı-davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sebebiyle bölge adliye mahkemesince, davalı erkeğe, istinaf edenin sıfatı gözetilmeksizin, aleyhine olacak şekilde eşini iffetsizlikle suçlamak vakıasının kusur yüklenmiş olduğu, erkeğe istinaf eden sıfatı gereğince bu eylemlerin kusur olarak yüklenemeyeceği, fakat kabul edilen ve gerçekleşen diğer vakıalara göre erkeğin yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakla davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi gereğince manevi tazminata hükmedilmesi için boşanmaya sebep olan olayların, tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerekir. Toplanan delillerden ve yukarıda 2. bentte açıklanan taraflara ait kusurluluk durumuna göre; davalı-davacı erkekten kaynaklanan ve davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanmış değildir. Davalı-davacı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurları manevi tazminatı gerektirmez. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşullarının gerçekleşmediği nazara alınmadan kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5657, K. 2019/12077, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama