KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/5937 E., 2019/9436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadın lehine hükmolunan manevi tazminat miktarı, kabul edilen ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir. Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde 21 adet her biri 22 ayar toplam 252 gr. bileziğin, 40 adet çeyrek altının, her biri 14 ayar toplam 8 gr. bir adet küpe, kolye ve yüzüğün, 14 ayar bir adet zincir, künye ve küpeden oluşan set takımının, davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 29.690,00 TL ’nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuş, ancak hüküm altına alınan bir kısım ziynetlerin ayrı ayrı değerleri gösterilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5937, K. 2019/9436, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama