KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/5998 E., 2019/9441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi ile maddi tazminat miktarı, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan maddi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hükümde davacı kadın tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve davacı kadın lehine 7.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminat ile aylık 250 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Bu hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Bozma sonrası verilen ikinci kararda ise davacı kadın lehine 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. İlk hükümde kadın yararına hükmedilen maddi tazminat davacı kadın tarafından temyiz edilmemiş, ilk hükümdeki maddi tazminat miktarı yönünden davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde davalı erkek aleyhine, 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Davacı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında tekstil de asgari ücretli olarak çalıştığının tespit edildiği görülmektedir. Tarafların dosyaya yansıyan birbirine yakın gelir durumları ve davacı kadının sürekli gelir getiren bir işte çalışıyor olması dikkate alındığında boşanmakla yoksulluğa düşeceğinden söz edilemez. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşullarının davacı kadın yararına gerçekleşmediği anlaşıldığından, yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5998, K. 2019/9441, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama