KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/6148 E., 2020/494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 2015/826 esasına kayden görülen boşanma davası sonucunda, davacı erkeğin davasının Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca kabulüne, tarafların ortak çocuğun velayetinin davacı babaya verilmesine, davalı kadın lehine dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar geçerli olmak üzere 1.000 Türk lirası tedbir nafakasına, davalı kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmünün tamamı davalı kadın tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarihli, 2017/3135 esas, 2019/1012 sayılı kararının hüküm fıkrasında, davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf talebinin reddine ilişkin gerekçe “Toplanan delillerden, taraf tanıklarının beyanlarından mahkemece davalı kadına kusur olarak yüklenen kadının genel olarak geçimsiz tutum sergilediği, sürekli tartışma çıkarttığı, davacıyı sözlü olarak evden kovduğu vakıalarının sabit olduğu, tarafların ayrı odalarda yattıkları iddiasına ise, davacı tarafça dayanılmamış olması nedenleri ile bu kusurun davalıya yüklenemeyeceği, davalı kadının ise hiçbir iddiasını ispatlayamadığı, tespit edilen bu davranışlara göre boşanmaya yol açan olaylarda davalının tam kusurlu olduğu,
evlilik birliğininin temelinden sarsıldığı anlaşılmakla kadının boşanma, kusur tespitine yönelik istinaf talebinin mahkeme karar gerekçesi düzeltilmek suretiyle reddine karar verilmiştir.” şeklinde oluşturulmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı kadına kusur olarak yüklenen “Ayrı odalarda yatma” eyleminin, bölge adliye mahkemesince, davalı kadının kusurlarından çıkarıldığı, dolayısıyla davalı kadının ilk derece mahkemesinin kusur belirlemesine ilişkin istinaf talebinin kısmen de olsa kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davalı kadının kusur belirlemesine ilişkin istinaf talebinin kısmen kabul edildiği halde hüküm fıkrasında davalının istinaf talebinin tümden reddine karar verilmek suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/6148, K. 2020/494, 29 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama