KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/6155 E., 2019/12064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatlar ile yoksulluk nafakasının miktarı, kişisel ilişki, istinaf yargılaması ve vekalet ücreti yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası, velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre; davacı kadının tüm, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir(TMK m. 175/1). İlk derece mahkemesince 2015 yılında yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında davalı erkeğin işçi olduğu, asgari ücret ile çalıştığı, davacı kadının ise ev hanımı olduğu ve gelirinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Davalı erkek vekili, yargılama sırasında erkeğin iştenayrıldığını beyan ederek ilgili firmanın yazısını ve yine davacı kadının SGK'lı olarak çalıştığına yönelik birtakım belgeleri dosyaya sunmuştur.
Bu durumda, bölge adliye mahkemesince yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/6155, K. 2019/12064, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama