KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/6613 E., 2019/10125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında, yerel mahkemece davalı-davacı erkeğin sadakatsiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-davalı kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devamına, kadın yararına 30.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevei tazminata, karşı davanın reddine hükmedilmiştir.
Anılan karara karşı davacı-davalı kadın tarafından tazminatların miktarı, davalı-davacı erkek tarafından ise tazminatlar ve nafakaların miktarı yönlerinden temyiz talebinde bulunulması üzerine, Dairemizce karar, davacı-davalı kadın yararına hükmedilen tazminat miktarlarının çok olduğu gerekçesiyle bozulmasına, diğer yönlerden onanmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davacı-davalı kadın yararına 4.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat az olup, bozma ilamının amacına uygun bulunmamıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/6613, K. 2019/10125, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama