KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/6900 E., 2020/588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı açtıkları TMK’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davaları ve kadının birleşen TMK’nun 197. maddesinde düzenlenen bağımsız tedbir nafakasına ilişkin davasının yapılan yargılaması sonucunda her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin anneye verilmesine, tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasına, kadın yararına maddi ve manevi tazminata, erkeğin manevi tazminat talebinin reddine, kadının birleşen nafaka davasında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen bu hüküm davacı-davalı erkek tarafından;
kadının kabul edilen boşanma davası, kadının birleşen nafaka davası, kusur belirlemesi, erkeğin manevi tazminat talebinin reddi, kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat, kadın ve çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakaları ile iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası yönünden istinaf edilmiştir.
İstinaf talebinde bulunan davacı-davalı erkek tarafından verilen istinaf dilekçesinde çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının da istinaf edildiği, ne var ki davacı-davalının bu talebinin bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi dışında bırakılarak incelenmediği; erkeğin, kadının birleşen nafaka davası dışında kalan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın 355. maddesine göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ayrıca hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir (HMK m. 297/2).
O halde davacı-davalı erkeğin, çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasına yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istinaf sınırlamasının hatalı yapılması ve bu hatalı sınırlandırmaya göre erkeğin, çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasına yönelik istinaf talebinin incelenmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/6900, K. 2020/588, 30 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama