KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/7067 E., 2020/4045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve maddi tazminatın miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, maddi tazminat, iştirak nafakasının miktarları ile reddedilen manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.09.2020 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi.
Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Asgari ücretle çalışma yoksulluk nafakası takdirine engel teşkil etmez (H.G.K. 1.5.2002 tarih ve 2/397-339). Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları gerçekleşmiş olup, davacı-karşı davalı erkeğin ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek, davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7067, K. 2020/4045, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama