KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/724 E., 2019/5238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Taraflar arasında görülen boşanma davasında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek ortak çocukların velayetinin davalı kadına verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine; kadın için tedbir-yoksulluk, çocuklar için tedbir-iştirak nafakasına hükmedilmiş, tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Davalı kadın hükmün tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş ve bölge adliye mahkemesi kadının başvurusunun esastan reddine karar vermiş, hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararında, davacı erkeğin eşini küçümsediği, onu beğenmediği ve güven sarsıcı davranışlarının olduğu; davalı kadının da eşine “aptal, salak, geri zekalı” diyerek hakaret ettiği, erkeğin işyerine giderek erkeğin mesajlaştığı kadını darp ettiği ve erkeği işyerinde zor durumda bıraktığı belirtilerek boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarına hükmedilmiştir.
İlk derece mahkemesi hükmüne karşı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi; erkeğin güven sarsıcı davranışlarının olduğu, kadının da birlik görevlerini yerine getirmediği, çocuklara ilgisiz davrandığı ve eşine “aptal, salak, geri zekalı” diyerek hakaret ettiğinden bahisle; ilk derece mahkemesinin eşit kusur tespitinin yerinde olduğunu belirterek kadının başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
İlk derece mahkemesi hükmü sadece davalı kadın tarafından istinaf edildiğinden, ilk derece mahkemesince erkeğe yüklenen kusurlar kadın yönünden usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir. Bu durumda, davacı erkeğin eşini beğenmediği, onu küçümsediği ve güven sarsıcı davranışlarının olduğu sabit iken bölge adliye mahkemesince erkeğin sadece güven sarsıcı davranışlarının olduğu yönünde kusur belirlemesi yerinde görülmemiştir.
Yine; kadının erkeğin işyerine giderek mesajlaştığı kadını darp etmesi vakıasının, boşanma davasının açıldığı tarihten sonra gerçekleşmesi nedeniyle, bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenmemesi yerinde olmakla birlikte; istinafa sadece kadın geldiği halde, kadına birlik görevlerini yerine getirmediği ve çocuklarla ilgilenmediği kusurlarının eklenmesi uygun görülmemiştir.
Bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen vakıalarda eşini beğenmeyen, onu küçümseyen ve güven sarsıcı davranışları bulunan erkek eşine “aptal, salak, geri zekalı” şeklinde hakaret eden kadına göre ağır kusurludur.
Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen az kusurlu davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/724, K. 2019/5238, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama