KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/7307 E., 2019/12584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakası, tazminat talebi ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesince her iki dava da kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde, tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek ağır kusurlu olup boşanma sonucu kadın, eşin maddi desteğinden yoksun kaldığı gibi, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarını zedeler niteliktedir. TMK 174/1-2 maddesi kadın yararına oluşmuştur. Kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar lehine takdir edilen iştirak nafakası miktarı azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7307, K. 2019/12584, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama