KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/7326 E., 2019/11709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların reddi ve aleyhine hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm kusur belirlemesi yönünden davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmediğinden, davacı-karşı davalı kadın için usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple ilk kararda kadına yüklenmeyen "Eşine küfür ettiği" vakıası kadına kusur olarak yüklenemeyeceği gibi, kadına yüklenen güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu vakıası da ispatlanamadığından kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Gerçekleşen ve mahkemece kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin, kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerektiği halde, davacı-karşı davalı kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda erkek, kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu halde, hatalı kusur belirlemesi sonucu davalı-karşı davacı erkek lehine manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7326, K. 2019/11709, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama