KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/7569 E., 2019/12454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminat ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Mahkeme davacı kadın yararına aylık 500 TL yoksulluk nafakası tayin edilmiş ise de, nüfus kaydına göre kadının 20.02.2019 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacı kadın lehine boşanmanın kesinleştiği tarihten, kadının evlenme tarihi olan 20.02.2019 tarihine kadar yoksulluk nafakası verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7569, K. 2019/12454, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama