KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/7856 E., 2020/3803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından tazminat ve iştirak nafakasının miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2020 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... söz aldı: Maddi ve manevi tazminata yönelik temyizimizden feragat ediyoruz dedi. Beyanı okundu, imzası alındı. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı kadın vekili 16.09.2020 tarihli duruşma tutanağında maddi ve manevi tazminata yönelik temyizden feragat ettiklerini bildirdiğinden, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı-karşı davacı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
3-Davalı-karşı davacı kadının iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7856, K. 2020/3803, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama