KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/8142 E., 2020/165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı-davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır.Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
b-Bölge adliye mahkemesince verilen ilk hüküm, davalı-davacı kadının temyizi üzerine; Dairemizin 04.07.2019 tarihli ilamı ile maddi tazminat, manevi tazminat ve iştirak nafakası miktarlarının az olduğundan bahisle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, erkeğin iştirak nafakasına yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Bozmaya uyulmuş olması, mahkemenin bozma gereğine göre işlem yapılmasını zorunlu kılar. Mahkemece, bozma ilamı gereği ortak çocuk lehine uygun miktarda iştirak nafakasına karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8142, K. 2020/165, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama