KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/8159 E., 2020/3757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.09.2020 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince her iki davanın da kabulüne ve ferilere ilişkin hüküm kurulmuş; ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde; tarafların kusur belirlemesine yönelik talebi uyarınca davacı-davalı kadına, sadakate aykırı güven sarsıcı davranışta bulunduğu, alkol kullandığı, alkollü ortamlarda fotoğraf paylaştığı, birlik görevini ihmal ettiği vakıalarını, davalı-davacı erkeğin ise kadına ve ortak çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı, kadına ve yakınlarına hakaret ettiği, öfke kontrolünü sağlayamadığı, kadının yakınlarını tehdit ettiği vakıalarını kusur olarak yüklediği ve tarafların eşit kusurlu olduğunun belirtildiği,
bölge adliye mahkemesi tarafından kusur düzeltilmesi yapıldığı halde, kararın hüküm kısmında tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8159, K. 2020/3757, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama