KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/8392 E., 2020/3 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Mutlak Butlan Nedeniyle Evliliğin İptali
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından her iki davanın tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının "Erkeğin davasının kabulüne" yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadının "Reddedilen kendi boşanma davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı boşanma davası, karşı (birleşen) dava ise erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesine dayalı evliliğin mutlak butlanla iptali, olmadığı takdirde Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadın tarafından açılan boşanma davasının reddine, erkek tarafından açılan mutlak butlan davasının ise kabulü ile evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptaline, tarafların ortak çocuğu Sabahattin'in velayetinin davalı-davacı babaya verilmesine karar verilmiştir.
Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davası, boşanma davası açısından bekletici sorun oluşturur. Mutlak butlan davasının sonucu beklenmeksizin, kadının açtığı boşanma davasının esasının incelenmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davasının sonucu beklenildikten ve boşanma davasının konusunun kalıp kalmadığının da mutlak butlan davasının sonucuna bağlı olduğu gözetildikten sonra, kadının boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir. Bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8392, K. 2020/3, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama