KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2019/8636 E., 2020/1628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince boşanmaya ve fer'ilere ilişkin hüküm kurulmuş; ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı-davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde, davalı-davacı erkeğin ilk derece mahkemesince kabul edilen kusurlu davranışları yanında, eşine ekonomik şiddet uyguladığı, iftira attığı ve eşini terk ettiği belirtilmiş; davalı-davacı erkeğin eşine şiddet uygulaması ile eşi ve ortak çocukları kovmasının eski olması ve bu vakıalardan sonra evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenmesinin doğru olmadığı belirtilerek erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde davalı-davacı erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde, kararın hüküm kısmında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır.
Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan ve bölge adliye mahkemesinin kabulüne göre istinaf kanun yoluna başvuran davalı-davacı erkek aleyhine kusur eklenmesi doğru bulunmadığından, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/8636, K. 2020/1628, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama