KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/1546 E., 2020/2929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi ve tazminat miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi ve kadın yararına hükmolunan tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına ve özellikle mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların kusurlu eylemlerinin yanında davalı-karşı davacı erkeğin “Kadının ailesine hakaret ettiği ve birlik görevlerini yapmamak için evi terk ettiği” vakıalarının da sabit olduğu ve davalı-karşı davacı erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1546, K. 2020/2929, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama