KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/1838 E., 2020/2950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından anlaşmalı boşanma davası olarak açılan dava kabul edilmiş, davalının temyiz istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairemizin 07.03.2016 tarihli kararı ile anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur. Mahkemece verilen 18.10.2018 tarihli kararda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Dairemizin 02.07.2019 tarihli kararı ile dava dilekçesinin davalı kadına tebliğine ilişkin mazbataların dosya arasında bulunmadığı belirtilerek dosya mahalli mahkemesine iade edilmişse de; dosyaya eklenerek gönderilen tebligat mazbatası içeriğinden davalı kadına 19.07.2016 tarihli dava dilekçesinin değil, davacı vekili tarafından sunulan 02.11.2016 tarihli beyan dilekçesinin tebliğ edildiği, dolayısıyla dava dilekçesinin kadına tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu şekilde davalı kadına dava dilekçesi tebliği edilmemiş olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas ve 2014/1065 karar).
Mahkemece yapılacak iş; davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliği ile cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) ile taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği taktirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1838, K. 2020/2950, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama