KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/1964 E., 2020/3280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadının yararına hükmolunan tazminat, nafakalar ile tedbir ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilerek davacı kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakalarına hükmolunmuş, tarafların istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince; tarafların kusur belirlemesine yönelik talepleri, davacı kadının tazminatlar, yoksulluk ve iştirak nafakasına yönelik, davalı erkeğin ise ortak çocuk yararına tedbir nafakasına yönelik talepleri kabul edilmiş sair istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 140/5. maddesinde; "Ön inceleme dumşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir" hükmü yer almıştır. HMK'ya göre, iddia ve savunmanın ileri sürdüğü vakıaların hangi delillerle ispat edileceğinin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasındaki dilekçelerde gösterilmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince davalı erkeğin 14.02.2017 tarihinde bildirdiği tanıklarını dinlemeksizin karar verilmiştir. Davalı erkek, dava dilekçesinin usule uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde kabul edilen cevap dilekçesinde, usule uygun şekilde tanık deliline dayanmış ve 14/02/2017 tarihli dilekçede de tanıklarının isimlerini bildirmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararında bu konuya değinmemiş eksik incelemeden bahsedilmemiştir.
O halde, süresinde sunduğu kabul edilen cevap dilekçesinde tanık deliline dayanan davalının bildirdiği tanıklarının mahkemece dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca boşanmanın ferileri yönünden karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1964, K. 2020/3280, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama