KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/2223 E., 2020/3284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava dilekçesinde; davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/l-e). Mahkeme, taraflarca usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıaları kendiliğinden inceleyemez. Davacı erkeğe, mahkemece kusur olarak yüklenilen "Bağımsız konut açmadığı” şeklindeki vakıaya dilekçelerin karşılık verilmesi aşamasında davalı kadın tarafından usulüne uygun şekilde dayanılmadığı bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği yine erkek hakkında tehdit nedeniyle açılan Gerede Asliye Ceza Mahkemesi”nin 2015/237 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 29.01.2015 tarihi olduğu, dava tarihinden sonra eylemin gerçekleştiği, ayrı dava konusu olduğu anlaşılmakla, erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru görülmemiştir.
3- Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan olaylar boşanma kararında esas alınamaz, ancak yeni bir davanın konusu olur.
Mahkemece hükme esas alınan Gerede Asliye Ceza Mahkemesi”nin 2015/335 Esas sayılı, ceza dosyasının incelenmesinde suç tarihinin 09.10.2014 tarihi olduğu, kadın tarafından erkeğe yönelik hakaret eyleminin dava tarihinden sonra gerçekleştiği, kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine yerel mahkemece kadına yüklenilen karşılıklı olarak tarafların birbirlerini tehdit ettiklerine yönelik vakanın usulüne uygun olarak ispatlanamadığı, kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Dosyada usulüne uygun ispatlanan vakıalara göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşine hakaret eden, şiddet uygulayan, kadını eve kilitleyen erkeğin ağır kusurlu olduğu, kadının ise erkeğe tırnaklamak suretiyle şiddet uyguladığı, bu şekilde hafif kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2223, K. 2020/3284, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama