KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/2225 E., 2020/3128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince erkeğin davasının kabulüne ve kadının davasının reddine karar verilerek feriler yönünden hüküm kurulmuştur. Hükme karşı kadın tarafından her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, kadının manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar vererek erkeğin manevi tazminat talebini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, kadının diğer istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
İlk derece mahkemesi, davacı-davalı kadına eşini sevmediğini ve eski sevgilisini unutamadığını söylediği, çoğunlukla ve uzun süre ailesinin evinde kaldığı ve evi terk ettiği vakıalarını kusur olarak yükleyerek kadının tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde kadının eşini sevmediğini söylediği ve sürekli ailesi yanında kaldığı vakıaları kadına kusur olarak yüklemiştir. Bölge adliye mahkemesi kadının tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir.
Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde davacı-davalı kadının istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde, kararın hüküm kısmında kadının istinaf başvurusunun kusur yönünden esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2225, K. 2020/3128, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama