KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/2661 E., 2020/4487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat, çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakası ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası ile davalı-davacı kadın tarafından açılan aynı hukuki nedene dayalı birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda; kadının davasının reddine ve erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine hükmedilmiştir. Hükme karşı davalı-davacı kadın tarafından her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kadının başvurusunun esastan reddine kadar vermiş ve hüküm kadın tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat, çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakası ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyanın tetkikinden, kadının birleşen dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, dilekçenin davacı-davalı erkeğe usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, erkeğin süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının bu şekilde tamamlanarak birleştirme kararı verildiği ancak birleşen davada ve asıl davada kadının birleşen davası hakkında usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılmadığı anlaşılmıştır.
O halde, mahkemesince yapılacak iş, kadının birleşen davası yönünden ön inceleme duruşma gününün taraflara tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen delillerin toplanması ve davacı-davalı erkeğin 21/9/2018 tarihli feragat dilekçesi de gözetilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2661, K. 2020/4487, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama