KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/3072 E., 2020/4482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya neden olan olaylarda, gerçekleşen ve erkeğe kusur olarak yüklenen "Birlik görevlerini yerine getirmeme" davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu itibarla, Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır. O halde, davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar veren mahalli mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175/1).
Bozma ilamından önce yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında kadının çalışmadığı ve geliri olmadığı belirtilirken, bozma ilamından sonra yapılan 11/10/2019 tarihli sosyal ekonomik durum araştırmasında kadının çalıştığı ve bir adet otomobilinin olduğu ifade edilmiş. 28/10/2019 tarihli sosyal ekonomik durum araştırmasında ise kadının çalışmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında davacı kadının çalıştığı ifade edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/3072, K. 2020/4482, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama