KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/3355 E., 2020/4288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece bozmadan önce kurulan ilk hükümde davacı kadının ziynet alacağına yönelik talebi kabul edilerek ziynetlerin değeri olan 21.606,00 TL'nin erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir. Hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.03.2017 tarihli ilamıyla. "Davacı kadın dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir [HMK m. 297-(2)]. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26).
Yasal gereklilik yukarıda belirtildiği şekilde iken, öncelikle mümkünse ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmaması halinde bedele karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden ve karar yerinde tartışılmadan ziynet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir." Mahkemece bozmaya uyularak "Davacının ziynet eşyası talebinin kabulü ile; özellikle mümkünse, ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde ziynet eşyalarının değeri olan 21.606,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
Ancak, bu kez de hüküm altına alınan ziynet eşyalarının adet, cins, nitelik, miktar ve dava tarihi değerleri ayrı ayrı gösterilmemiştir. Hüküm bu haliyle şüphe ve tereddüt uyandıracak, infazda güçlük yaratacak niteliktedir. Bu sebeple usule uygun olmayan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/3355, K. 2020/4288, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama