KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/3564 E., 2020/4877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tanıma
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi niteliğinde olan davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir (HMK m. 309/4). Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur.
Davalı erkek tarafından yerel mahkemeye sunulan 13.05.2019 havale tarihli dilekçeyle, davacı kadının açmış olduğu boşanma davasından feragat ettiğine dair belge düzenlediği, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiş, yerel mahkemece 13.05.2019 tarihli kararı ile davacı kadının yokluğunda, davacı asilin 13.05.2019 havale tarihli dilekçesiyle açılmış olan davasından feragat ettiğini belirtmesi karşısında davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahalli mahkemece, 13.05.2019 havale tarihli dilekçede kimlik ve imzanın davacı kadına aidiyetine ilişkin bir tespit yapılmadan, davacı kadının yokluğunda karar verilmiş olmakla, davadan feragata dair 13.05.2019 havale tarihli dilekçenin davacıya ait olup olmadığı, kimliği de tespit edildikten ve bu husus hakim ya da mahkeme yazı işleri müdürü tarafından dilekçe altına şerh verildikten sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/3564, K. 2020/4877, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama