KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/3670 E., 2020/4240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece kabul edilen erkeğin boşanmaya sebep olan kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Öyleyse, davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yazılı şekilde bu isteğin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/3670, K. 2020/4240, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama