KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/4002 E., 2020/5193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davasının açılmasından sonra yaşanan “Kilit değiştirme” vakıasının davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin ve bu nedenle davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin tüm; davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi(TMK m. 174/1) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı kadının dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde sadece tedbir nafakası talep edilmiştir; kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmamaktadır. Kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmadığından, bölge adliye mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken, aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/4002, K. 2020/5193, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama