KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/505 E., 2020/1297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 13.03.2018 tarihli ilamı ile, "Taraflar her ne kadar eşit kusurlu kabul edilmişse de mahkemece kabul edilen ve davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen “Eşinin gelen misafirlerine karşı eşini rencide edecek ve zor duruma düşürecek tutum ve davranışlar sergilediği” vakıasının tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere evliliğin ilk dönemlerinde ve ilk boşanma davası açılmadan önce meydana gelen olaylar olduğu bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği,
gerçekleşen bu durum karşısında reddedilen ilk davayı açmakla fiili ayrılığa sebebiyet veren ve boşanma nedeni yaratan davacı-karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü ile tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmamış kadın yararına maddi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Hükmün bozma kapsamı dışında kalan kısımları ise kesinleşmiştir.
Mahkemece, bu durum gözetilmeden kesinleşen boşanma davaları nafaka, manevi tazminat ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/505, K. 2020/1297, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama