KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/5777 E., 2020/6601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından manevi tazminat ile nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise manevi tazminat ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir
2-Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesi tarafından boşanma ve fer'ilerine ilişkin hüküm kurulmuş ve bölge adliye mahkemesi tarafların fer'ilere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Bölge adliye mahkemesi hükmünün davacı kadın tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2019/3222 esas ve 2019/9024 karar sayılı kararıyla, kadın yararına hükmedilen manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası ile çocuklar yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakalarının az olduğundan bahisle, karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmasına karar veren ilk derece mahkemesinin davacı kadın ve ortak çocuklar yararına ilk kararı ile aynı miktarda tedbir nafakalarına hükmetmesi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3-Mahalli mahkemenin boşanma ve ferilerine dair hükmü taraflarca sadece boşanmanın ferileri yönünden istinaf başvurusuna konu edilmiş ve davacı kadın bölge adliye mahkemesi kararına karşı ferilerin miktarı yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur. Boşanma, velayet, kişisel ilişki, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik hükümler, davacı kadın ve davalı erkek tarafından istinaf başvurusuna konu edilmeyerek kesinleştiği halde, mahkemece bozma sonrası verilen kararda bu yönlerden yeniden hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/5777, K. 2020/6601, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama