KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/6036 E., 2021/232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur beirlemesi, velayet düzenlemesi, çocuk lehine hükmedilen nafakalar, tazminatlar ve ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı kadının ziynet alacağı davası kabul edilmiştir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, HMK m. 190/1). Davacı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynet eşyalarının bir kısmının düğün borcu için bir kısmının evin yapımı için bir kısmının da araba alımında erkek tarafından bozdurulduğunu iddia etmiştir.
Erkek ise altınları kadının evden giderken götürdüğünü ve ayrıca altınların kadının belirttiği kadar olmadığını ileri sürmüştür. Davacı kadın ziynet eşyasının erkekte kaldığını ispat yükü altındadır. Ziynet eşyalarının niteliği gereği, kadının ortak konuttan ayrılırken yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun düşer.
Ziynetlere ilişkin tanık beyanları kadının iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, dosyada kadının iddialarını kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Ne var ki dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayandığı halde mahkemece, davacı kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece ziynet alacağı davası ile ilgili olarak kadına yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edildiği takdirde ise usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK m. 227-238) ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/6036, K. 2021/232, 14 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama