KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/6416 E., 2021/2037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar, ziynet alacağı ve velayet yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.03.2021 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Ziynet alacağı toplam miktarının 41.400 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 72.070 TL'yi aşmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince temyiz sınırının altında kaldığı için kesindir. Açıklanan nedenle davacı-karşı davalı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
Anayasanın 141/3. maddesi; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmünü amirdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de mahkeme kararlarının kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendine göre mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27/2-c).
Mahkemece taraflarca karşılıklı açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının kabulüne ve ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk ... için aylık 400 TL tedbir nafakası, aylık 500 TL iştirak nafakası, ortak çocuk ... için aylık 300 TL tedbir nafakası, aylık 400 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 600 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadının tazminat taleplerinin reddine, kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar, ziynet alacağı, velâyet yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı yönünden istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi tarafından
.../...
yapılan yargılama neticesinde; davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı erkeğin ziynet alacağı davası yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile diğer yönlerden esastan reddine karar verilmiş, davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar, ziynet alacağı, velayet yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararında, "Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, davacı-karşı davalı erkeğin kusurlu davranışının tek seferlik tepki niteliğinde fiziksel şiddet, davalı-karşı davacı kadının kusurlu davranışının ise güven sarsıcı davranış ve süregelen diğer kusurlu davranışları" şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.
Hükmün kusur belirlemesine yönelik gerekçesinde davacı-karşı davalı erkeğin kusurlu davranışı belirtilmişken, davalı-karşı davacı kadına kusur olarak güven sarsıcı davranış ve süregelen diğer kusurlu davranışları yüklenmiş, ilk derece mahkemesince, davalı-karşı davacı kadının kusurlu davranışları denetime olanak verecek şekilde tespitte bulunulmamış, "Süregelen diğer kusurlu davranışları" yazılarak hangi olayların sabit olduğu belirtilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle karar gerekçesiz olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu haliyle gerekçesiz şekilde karar oluşturulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/6416, K. 2021/2037, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama