KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2020/6595 E., 2021/2251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı, tazminatlara faize hükmedilmemesi, yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili Av. .... ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı kadının “Yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi ve kusur belirlemesine” yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ve kusur belirlemesine ilişkin olarak verilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmeyerek davacı-karşı davalı kadın yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kadının, istinaf edilmeyerek kesinleşen yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi ve kusur belirlemesi ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/6595, K. 2021/2251, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama