KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/10117 E., 2021/10288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tazminatların miktarı, ergin olan çocuklar hakkında verilen nafaka kararı ile tazminatlara faiz uygulanması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevî tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51 inci maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevî tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, tarafların ortak çocukları 2004 doğumlu Ahmet Yusuf'un ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen tedbir ve iştirak nafakaları azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/10117, K. 2021/10288, 29 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama