KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/10129 E., 2022/432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı, reddedilen nafaka talepleri, ziynet alacağı davasının reddi ile aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile reddedilen kendi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı -karşı davalı kadının " Reddedilen birleşen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemesince kadının reddedilen ziynet alacağının miktarı 32.786,00 TL olup bu miktar, karar tarihindeki kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'yi aşmadığından 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında olmakla, ziynet alacağına ilişkin karar kesindir. Açıklanan sebeple, davacı-karşı davalı kadının reddedilen birleşen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/10129, K. 2022/432, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama