KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/10859 E., 2022/1568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve karşı davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda bağımsız konut sağlamadığı ve sürekli alkol kullandığı vakıaları nedeniyle davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu, sürekli hakaret ettiği vakıası nedeni ile kadının az kusurlu olduğuna karar verilmiştir.
Davacı-davalı erkek tarafından, kusur tespiti ve karşı davanın kabulü yönlerinden kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ise de; davalı-davacı kadının kabul edilen ve istinaf edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışları ile davacı-davalı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde davacı-davalı erkeğin ağır, davalı-davacı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata karar verilemez. Davalı- davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davalı-davacı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/10859, K. 2022/1568, 21 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama