KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/2376 E., 2021/4132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, velâyet ve iştirak nafakaları yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabilir ve 337/1. madde uyarınca da duruşma yapmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davacı kadının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davacı kadının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz tirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk 26.10.2002 doğumlu ...’ın inceleme tarihi itibarıyla ergin olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b-Velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/2). Davacı kadının yeniden evlendiği, bu evlilikten ikiz çocuklarının olduğu, başkaca yükümlülüklere katlanmak durumunda kaldığı, ekonomik ve sosyal durumu nazara alındığında velayeti babaya verilen çocuklar yararına, kadın aleyhine iştirak nafakası takdir edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
c-Velayeti davalı babaya verilen ortak çocuklar ile davacı anne arasında her yıl temmuz ayında düzenlenen kişisel ilişkide, kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş saatlerinin gösterilmemesi ile her yıl sömestr tatilinde düzenlenen kişisel ilişkide, kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş günleri ve saatlerinin gösterilmemesi hükmün infazında tereddütlere sebep olacak nitelikte olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/2376, K. 2021/4132, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama