KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/2879 E., 2021/4431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince verilen 16/11/2017 tarihli hükmün davalı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince davalı erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde, kararın hüküm kısmında erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi kararının davalı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 15/09/2020 tarihli ilamı ile davalı erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde,
kararın hüküm kısmında erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan bölge adliye mahkemesi kararı bozularak dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince bozmaya uyulduğu halde, 20/01/2021 tarihli kararında “Gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkinin düzeltilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına” karar verilerek hüküm gerekçesinde istinaf talebinin hangi yönden kısmen kabul ettiğine dair hiç değerlendirme yapılmamıştır. Denetime olanak verecek şekilde vakıalarla ilgili herhangi bir tespitte de bulunulmamıştır. Hangi olayların sabit olduğu ve tarafların kusur durumuna ilişkin vakıalar kararda belirtilmemiştir. Bu halde bozma sonrası verilen kararda gerekçeli hüküm kurulması gerekirken, bölge adliye mahkemesinin bozma ilamına uyduğunu belirterek gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/2879, K. 2021/4431, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama