KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/3373 E., 2021/4763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Tedbir Nafakası -Boşanma
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kadının tedbir nafakasının kabulü, tedbir nafakası davasındaki birleştirme talebinin reddi, kusur belirlemesi, reddedilen ve aleyhine hükmedilen tazminatlar, nafakalar, velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı erkeğin kadının tedbir nafakası davasının kabulü ile tedbir nafakası davasındaki birleştirme talebinin reddine yönelik temyiz dilekçesinin incelemesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 44. maddesi ile 6100 sayılı Kanuna eklenen Ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının(HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle bu miktar “78.630,00 TL” olarak belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı-davalı kadının kendisi ve ortak çocuklar için yıllık toplam 12.000 TL tutarındaki tedbir nafakası talebinin kabulüne karar verilmiş olup; bölge adliye mahkemesince tedbir nafakası davası ile bu davada erkeğin birleştirme talebinin reddi yönünden verilen karar kesindir. Bu nedenle, davacı-davalı erkeğin tedbir nafakası davası ile bu davadaki birleştirme talebinin reddine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesince boşanma ve ferilerine hükmedilmiş; ortak çocuklar Hilal Nisa ve Esra Bera’nın velâyetleri anneye verilerek baba ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki tesis edilmiştir. Davalı-davacı erkek, hükme karşı diğer nedenlerin yanında kişisel ilişki yönünden de istinaf kanun yoluna başvurmuş ve bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince velâyeti anneye verilen ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulurken çocuklar ile baba arasında “Aynı şehirde oturmaları hali" ve “Farklı şehirde oturmaları hali" için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir.
Taraflar farklı şehirlerde yaşıyor olsalar bile, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse "Ayrı şehir-aynı şehir ayrımına" gidilmesinin önemi bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, ayrı şehir-aynı şehir ayrımına gidilmeksizin babalık duygularını tatmine elverişli, çocukların da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, daha uygun süreyle kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HMK m. 370/2).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3373, K. 2021/4763, 14 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama