KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/3402 E., 2021/4771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ile nafakaların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kadın tarafından, ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı tedbir nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, tedbir nafakası hükmü kesinleşmiştir. Bu itibarla, kadının kesinleşen tedbir nafakasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin tüm; davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3402, K. 2021/4771, 14 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama