KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/3863 E., 2021/5739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince davalı-davacı erkek ağır kusurlu bulunarak boşanmalarına karar verilmiş, davalı-davacı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile nafakalar yönünden istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda, taraflar eşit kusurludur. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı- davacı erkeğin ağır, davacı- davalı kadının hafif kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/3863, K. 2021/5739, 5 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama