KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/4130 E., 2021/5514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından yoksulluk nafakasının toptan şekilde verilmesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat, velayet düzenlemesi, tedbir ve iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
KARŞIOY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat yönüyle de onanması gerektiğini düşündüğümden, değerli çoğunluğun hükmün bu yönlerden bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/4130, K. 2021/5514, 30 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama