KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/4301 E., 2021/5854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2021
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından reddedilen boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin ağır, davacı kadının hafif kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda "Usulüne uygun dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra iki tarafın katılımı ile 23/10/2018 tarihinde ön inceleme duruşması yapıldığı, usulüne uygun olarak taraflara tanık/ delil bildirmek için süre verildiği, davacının süresinde 25/10/2018 tarihinde tanık/delil listesi sunduğu, 3 tane tanık ismi bildirdiği, tanıkların adreslerinin bildirilmediği ve hazır edileceğinin beyan edildiği, davalının ise cevap dilekçesi eki olarak 3 tane tanık isimi bildirdiği ve adreslerini bildirmediği,
ön inceleme duruşmasını takip eden ilk tahkikat duruşmasında iki tarafın da tanıklarını hazır etmediği, .. O halde usulüne uygun bildirilmeyen davacı tanık beyanları hükme esas alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak, davacı kadının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Tanıkların dinlenilmesi usulü Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 243. maddesinde "tanık davetiye ile çağrılır. Kural olan tanığın davetiye ile çağrılmasıdır. Mahkemece, yasal dayanağı bulunmadığı halde, taraflara tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü yüklenemeyeceği gibi, tanıkların hazır edilmesi konusunda süre de verilemez. Verilmiş olsa dahi sonuç doğurmaz.
Mahkemece 23/10/2018 tarihinde ön inceleme duruşmasında taraflara "Dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları, tanık isim ve adreslerini bildirmeleri veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için 2 hafta kesin süre verilmesine" karar verilmiş, davacı kadın iki haftalık kesin süre içerisinde tanıklarını bildirmiştir.
Davacı kadının bildirdikleri tanıkların çağrı kağıdı ile çağrılmaları için ara karar oluşturulmadığı gibi, usule aykırı olarak tanıkların hazır edilmesi halinde dinleneceği yönünde ara kararı verilmiştir. Usulen herhangi bir sonuç doğurması olanaksız olan bu ara kararlarına karşın davacı tanıkları hazır edilerek sonuçta tanıkların dinlenmiş olduğu anlaşılmakla, adı geçen tanıkların beyanlarının hükme esas alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/4301, K. 2021/5854, 6 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama