İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/553 K.2021/2113

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara,…

Esas2021/553Karar2021/2113Tarih10 Mart 2021Okuma5 dk · 1.046 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2021/553 E., 2021/2113 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2021
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Dava türü
Boşanma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.046 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Dava, erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası olup davalı kadın tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile davanın reddi istenilmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/2 maddesi gereğince boşanmalarına, tarafların ortak çocuğu Yiğit'in velayetinin davalı anneye bırakılmasına,

ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına ise aylık 700,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, tazminatlar yönünden ise gerekçe kısmında kadın yararına tazminat takdirinin gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.

Hükmün davalı kadın tarafından istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tazminatlar yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunması nedeniyle kadının istinaf talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve gerekçede açıklandığı şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kesin olarak karar verilmiş, dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Davalı kadın vekili ilk derece mahkemesine hitaben sunmuş olduğu 12.03.2019 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçelerini ıslah ederek öncelikle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müşterek çocuk Yiğit'in velayetinin kendisine verilerek çocuk için aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kendisi için aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL de manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince bu sefer boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin davalı kadına

nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/2 maddesi gereğince boşanmalarına, tarafların ortak çocuğu Yiğit'in velayetinin davalı anneye bırakılmasına, ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına ise aylık 700,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan ikinci inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen ilk kararda, davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "sadakatsizlik" vakıasına ve "Davacı erkeğin ağır kusurlu bulunması" tespitine karşı, erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurunun kesinleştiği, kalan kusur tespitinin de doğru olduğu, ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, bölge adliye mahkemesince, karar yeniden tahkikatı gerektirmeyecek gerekçe ile kaldırıldıktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olmadığı,

bu husus nazara alınmadan, ilk derece mahkemesince ıslaha geçerlilik tanınarak, davalı kadının süresinde bulunmayan maddi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde kabul kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle erkeğin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek kadının süresinde talep edilmeyen, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadının "Tazminatların ve yoksulluk nafakasının miktarına" ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, tarafların sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiş,

hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.

Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176’ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur. Islah, HMK'nın 177. maddesindeki düzenleme uyarınca tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.

Tahkikat ise, HMK’nın 147. maddesi uyarınca ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra başlamaktadır. Bu anlamda tahkikat evresinde işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmek üzere taraflar duruşmaya davet edilir. Bu yönüyle tahkikat evresi, yargılamanın en önemli ve uzun aşaması olarak nitelendirilmektedir.

Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir (madde 186).

HMK’nın 184. ve 185. maddeleri gereğince tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığında Mahkeme, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder ve bu tefhim ile tahkikat aşaması sona erer.

HMK'nın 177. maddesinde yer alan ıslahın zamanı hususunda 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile açıklayıcı bir düzenleme getirilmiştir.

Buna göre; birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir.

Böylelikle kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde Yargıtay bozma kararından veya bölge adliye mahkemesi kaldırma kararından sonra ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.

Somut olayda, bölge adliye mahkemesinin 23.01.2019 tarihli kaldırma kararı ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin verilmiş bir karar olup, bu karar üzerine dosya bölge adliye mahkemesinin gerekçesinde açıklanan şekilde işlem yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderildikten sonra davalı kadın vekili tarafından 12.03.2019 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, bu ıslah dilekçesinin davacı erkeğe tebliğ edildiği ve davacı asıl ve vekilinin de hazır olduğu 16.04.2019 tarihli duruşmada okunduğu, taraf vekillerinin bu doğrultuda beyanlarının alındığı,

aynı celse araştırılması gerekli başka bir husus kalmadığı gerekçesiyle tahkikat aşamasının sonlandırıldığı ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verildiği, bir sonraki celse de taraflara son sözleri sorulup hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda davalı tarafın ıslah tarihinde, henüz tahkikat aşaması tamamlanmadığı için yapılan ıslahın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, ıslah dilekçesinin davalı kadın tarafından süresinde ve usulünce dosyaya sunulduğu dikkate alınarak davalı kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde süresinde yapılmadığından bahisle bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. 10.03.2021 (Çrş.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/553, K. 2021/2113, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/553
Karar No
2021/2113
Tarih
10 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2021/553 K.2021/2355
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2021/553 K.2021/677
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2021/554 K.2021/676
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2021/554 K.2021/1438
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/554 K.2021/1357
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2021/554 K.2021/3402

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.