KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/576 E., 2021/2172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek talep tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Dava sırasında, davalı anne yanında bulunan müşterek çocuk için yargılama sırasında tayin edilmiş bir tedbir nafakası bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince dava süresince anne yanında bulunan müşterek çocuk için talep tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere uygun miktarda tedbir nafakası takdir ve tayini gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır(TMK m. 182/1-2).Ortak çocuğun velâyeti anneye verilmekle birlikte ortak çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Davalı anne ortak çocuk için 18.7.2016 tarihli duruşmada iştirak nafakası talebinde bulunmuştur. Çocuğun velâyeti henüz askıda olduğu için velâyet düzenlemesi ile birlikte iştirak nafakasının her zaman istenmesi mümkündür. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/576, K. 2021/2172, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama