KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/630 E., 2021/2181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı ve velâyet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda manevi( TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 19.03.2019 tarihli ilamı ile kusur belirlemesi ve kadının reddedilen manvi tazminat talebi yönünden bozulmuş, diğer yönlerden onanmıştır. Hükmün bozma kapsamı dışında kalan kısımları ise kesinleşmiştir. Mahkemece, bu durum gözetilmeden kesinleşen tedbir ve iştirak nafakaları, tarafların reddedilen tazminat talepleri yönünden yeniden hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/630, K. 2021/2181, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama