KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/6379 E., 2021/6725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan soruşturma ve delillerden bölge adliye mahkemesince de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre davalı erkeğin, eşini aşırı kıskandığı, bu nedenle eşine aşırı baskı yaptığı, davacı kadının ailesi ve üçüncü kişilerle kurduğu diyalog ve ilişkilerine sürekli müdahale ettiği, onu sürekli uyardığı, arkadaşlarından ve çevreden evliliklerini zora sokacak derecede borç para aldığı, mali durumu hakkında eşine doğru bilgi vermediği böylelikle güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır.
Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK.m. 174/2). Yukarıda belirtildiği gibi davalı erkek eşin belirlenen kusurları davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir.
Öyleyse, davacı kadının manevi tazminat isteğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/6379, K. 2021/6725, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama