KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2021/7288 E., 2021/8533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafakaların miktarı ve tazminatların reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentler dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2-Bölge adliye mahkemesince, her ne kadar tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğe yüklenen "hakaret" ve "annesinin eşini küçük düşürücü ifadelerine karşı sessiz kalması" eylemlerinin, süregelen şekilde ve yoğun olarak gerçekleştiğinin anlaşıldığı,
yine kadına kusur olarak yüklenen "eşinin hastalığında ilgilenmeme" vakıası sonrasında tarafların birlikte yaşama devam ettikleri, bu nedenle bu vakıaya dayalı olarak erkeğin kadının davranışlarını affettiği yahut en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulünün gerektiği, dolayısıyla kadına bu vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceği, tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla,
bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentde açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına zarar verici niteliktedir. TMK 174/1-2 madde koşulları kadın yararına oluşmuştur. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre; davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/7288, K. 2021/8533, 22 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama